Nermin Gül

tarafından
6895
Nermin Gül

  • Ortalama Puan
    10.0
  • 1
    10

Nermin Gül Kimdir? Nereli? Kaç Yaşında? Evli Mi? Eşi Kimdir? Nermin Gül’ün Boyu, Kilosu Kaç? İşte Detaylı Biyografisi Ve Kısaca Hakkında Bilgiler.

Nermin Gül Biyografisi

Nermin Gül, 1983 yılında İstanbul’da doğdu. Lisans mezunu olan Nermin Gül, ”Nermin’in Enfes Mutfağı” adı altında yemek, tatlı ve çeşitli tatları yaparak tanınmıştır. Sosyal medya hesabı olan İnstagram hesabında 1.8 milyon kadar takipçisi vardır. Peki Nermin Gül kimdir? Ne iş yapar? Kaç yaşında? Eşi kim? İşte biyografisi…

Nermin Gül Kimdir? Eşi Kim? Kaç Yaşında?

Boşnak asıllıdır ve Erzincan doğumlu tekstil üzerinde çalışan Suat Gül ile evlidir. TRT 1 kanalında yayınlanan Misafirim Var adlı yemek programının sunucusudur. Sunuculuğun yanı sıra, Eğitmen Şef olarak dersler vermektedir.

Daha önce FOX TV kanalında yayınlanan ve Pınar Altuğ Atacan’ın sunuculuğunu yaptığı ”Sizi Böyle Alalım” programında konuk olmuş ve beğeniyle izlenmiştir. Yine FOX TV kanalında bir dönem yayınlanan Memet Özer İle Mutfakta programına katılmış ve izleyenleri büyülemiştir.

Boşnak göçmeni bir ailenin kızı olan Nermin Gül, 1983 tarihinde dünyaya geldi. … 20 yıllık evli olan Nermin Gül‘ün bir kız, iki erkek olmak üzere 3 çocuğu var. Binlerce takipçisi olan bir Instagram kanalı olan Nermin Gül, TRT 1 kanalında yayınlanan “Misafirim Var” adlı yemek programıyla adını geniş bir kitleye duyurdu

Başarılı Aşçı Nermin Gül’ün instagram hesabı; https://www.instagram.com/nerminin_enfes_mutfagi

“ Hani Yapamazdım!”

Nermin Gül… Onu birçok kişi instagramda yaptığı yemekleri paylaştığı sayfası ile tanıyordu. Sonra uzun soluklu bir tv programı ile TRT’de karşımıza çıktı. Onu seven, beğenen kitlesi daha da fazlalaştı. Çünkü o artık evimizden biri gibi olmuştu. Nermin Gül, şimdilerde ise yeni kitabı ile yeni bir yolculuğa adım atıyor. Başarı ve azim konusunda adeta bir rehber niteliği taşıyan kitabı “Hani Yapamazdım!” ile okuyucuyla buluşmaya hazırlanan Gül’ün, kendi hayatını kaleme aldığı kitabı kadınların baş ucu kitabı olacak.

İrem Uluerciyes

Ben çalışmayı ve başarmayı çok seven bir kadınım. Sosyal medya bu konuda bana ön ayak oldu diyebilirim. Sosyal medya ile 2014 yılında tanıştım o zamanlar sosyal medya çok fazla kullanılmıyordu. Bu sürecim tesadüf oldu aslında kızımla beraber sayfa kurmaya karar verdik zaten benim öncesinde Facebook sayfam bulunuyordu, orada yemek sayfam vardı ve öyle hızlı gelişti ki her şey devamı çorap söküğü gibi geldi. İlk başta bir fotoğraf ile başladım bu yola fotoğrafta aileme  yaptığım yemeği paylaşmıştım.

Öyle öyle geliştirmeye başladım kendimi. Tabii o zamanlar yemek sayfaları yok denecek kadar azdı. İnsanlar seviyor yaptığım işi benden yemek tarifi istiyorlar, farklı tatlı tarifleri istiyorlar bende her gün üreterek takipçilerim için daha farklı tarifler yapıyorum. Örneğin Nescafe bardağının içerisinde kek bile yapmışlığım var. İlk başlarda sadece farklılık üzerine çalıştım ve sürekli kendimi geliştirdim. Daha sonraları temel aşçılık eğitimleri aldım eğitmen şef olarak da devam ettim eğitim aldığım okulda.  Bu serüvenimden önceki hayatımda ev hanımı üç çocuklu bir anneydim.

Anneler bilir çocukların biri hasta oldu mu diğerlerine de hızlıca bulaşıyor ve bu dönemler benim için çok bunaltıcı geçti aslında bakarsanız. Ama bu bunalımdan çıkmak aslında kendi elimizde kadınlar eğer isterler ve hayal ederlerse başaramayacakları hiçbir şey yok. Bende hep yemek üzerine bunu hayaller kurdum ve kendime dedim ki ‘’Ben kadınlara örnek olmak istiyorum ‘’ ve kariyerim içi ise her zaman ‘’Daha iyisi neden olmasın?’’ diye düşünüyorum.

Temel aşçılık eğitimi aldığım zamanlar da şeflerim beni çok destekledi ve bu beni günden güne daha mutlu ediyordu. Bu sürede sosyal medya hesaplarımı da hiç ihmal etmeden kullanıyordum tabii ki. İşimde her zaman istikrarlı olmaya gayret ettim. Ben bu süreçte kendi hayatımda kendim için bir şeyler yapabilmenin değerini fark ettim.

27 YAŞ DÖNÜM NOKTAMDI

Kendinizi fark ettiğiniz yaş kaçtı ?

27 yaşında kilo vermeye karar verdim maalesef o zamanlar doğumlarım nedeniyle 25 kilo aldım ve aslında kilo verme sürecim benim için dönüm noktası oldu. O zamanlar düzenli bir şekilde bir yıl boyunca her sabah saat altıda uyanıp yürüyüş yapıyordum ve zamanla kilo verdiğimi fark ettim böylelikle özgüvenimi yeniden kazandım. Aslında biz Kadınlar kendimizi sevdiğimiz, kendimizle barışık olduğumuz zaman hayata daha çok sarılıyoruz.

Kadınlar olarak özgüvenimiz ne kadar artarsa o kadar mutlu oluyoruz ve bu mutluluk ailemize de yansıyor ve pozitif oluyoruz. Kadınların kendilerinin keyif aldığı şeyler yapması gerekiyor. Mesela ben yemek yapmaktan keyif alıyorum kadınlarda kendilerinde bunu keşfetmeliler. Bu süreçte biz kadınların kendimize inanması çok önemli ve ben şu an 27 yaşıma baktığımda bu yaşın benim için dönüm noktası olduğunu daha net görüyorum.

Kadınlar genelde ben 30 yaşıma geldim daha bir şey yapamam gibi psikolojiyle hareket ediyorlar, bu çok yanlış çünkü öğrenmenin ve kendimize bir şeyler katmanın yaşı yok. Aslında önemli olan istemek ve kendimiz için bir şeyler yapmaya karar vermek. Daha sonra ki süreçlerde TV programlarına konuk olarak katıldım. Bu süreçte TV çalışanları sosyal medyadan benim çalışmalarımı fark ederek programa katılmam için teklif gönderdiler.

Nermin Gül Sosyal Medyanın Gücü

Ben bu serüvene tek başıma katıldım ve bunun bana çok iyi geldiğini düşünüyorum. Aslında sosyal medya bir yandan tehlikeli bir mecra çok fazla sayfa var ve aslında bize bir şeyler katacak sayfaları takip etmemiz çok önemli. Benim takipçilerim yemek yapmayı seven, ilgi duyan kişiler ve ben takipçilerime her zaman; ben sizdenim benimde eşim benim de çocuklarım benim de problemlerim var diyorum ve ben gün geçtikçe sorunlarımdan kendi ayaklarım üzerinde çıkmaya çalışıyorum ve başarıyorum da.

Bence biz istedikçe her şey mümkün. Devam eden bu sürecimde TV kanallarına çıktığım zamanlar basından kişiler TRT ‘ye projemizi götürdüler ve bana şans verdiler böylelikle daha fazla kitleye ulaştım. Bu süreç benim için çok yorucu ama bir o kadar da güzeldi. TRT benim en büyük okulum ve en büyük mucizem oldu. TRT’de çalıştığım zamanlar her gün farklı bir ev ve haliyle farkı mutfaklar geziyorduk.

Tabii şef ben oluyordum ve evlerde yemekleri ben yapıyordum. Gittiğimiz her evde güzel şık masalar kuruyordum. Bizim bu çalışmalarımız normal yemek programlarından çok daha zor çünkü sadece yemek yapmıyorum yemek yaparken  hem anlatıyorum hem programı toparlıyordum. Aslında çabalarımı ve kendimi geliştirmek için çok hırs yapıyorum ve bu tatlı hırsımı çok seviyorum.  Bu sürecimde sağ olsunlar ailemin de çok desteğini aldım ve TV programından sonra bilinir bir kişi oldum hatta bazen sokaklarda teyzeler durdurup yemekçi kızım diye severlerdi beni her kitleye ulaşıyordum bu çok güzel bir duygu.

Televizyon bu süreçte beni hiçbir zaman değiştirmedi kariyerim için bir basamak oldu. Önemli olan nerden geldiğimizi bilmek bunu bilersek zaten değişmeyiz.  Beni takip eden kişilerde aslında beni onlardan olduğum için bu kadar sevip destekliyor.

Kitabınızda okuyucuyu neler bekliyor?

Takipçilerim aslında benden yemek kitabı bekliyorlardı ama ben kişisel bir kitap yapmak istedim çünkü bundan bir sene öncesinde sosyal medyada sayfa açmıştım ve o sayfada benim hayatımı merak eden çok fazla kişi olduğunu fark ettim. İnsanların ‘’Eşi mi zengin yoksa kendi çabalarıyla mı şu an kendi ayaklarının üzerinde duruyor? Nasıl buralara kadar gelmeyi başardı?’’ gibi benim hakkımda merak ettikleri soruları vardı.

Öncelikle bunu gururla söylüyorum ki her kariyer basamağını kendi emeğimle çıktım; arabamı da kendim aldım, evimi de… İnsanlar her şeyin birden olduğunu düşünüyorlar hayır öyle olmadı borca girdim herkes gibi zorlu zamanlardan geçtim. Aslında ben bu kitapta kadınlara kendi hayatımdan pay biçerek kadın isterse her şeyi başarır demeyi göstermek istiyorum. Ben bu kitabımda hayatımı eksiksiz bir şekilde yazdım.

Çocukluktan şimdiye kadar yaşadığım her olayı üstelik… Bu kitabımda aslında insanlara ve hayata karşı bir meydan okuma söz konusu tabii ki önce Allah isterse her şey. Bu kitabı okuyan kişilerin gerçekten beğenerek okuyacağına inanıyorum. Özellikle kadınlar kendilerini yalnız hissediyorlarsa mutlaka okumalılar.

BU KİTAP BÜTÜN KADINLARIN KİTABI

Hayatınızı anlatan bu kitabı yazmaya iten şey neydi?

İlk kitap yazmayı düşündüğümde eşime danıştım. Eşimde bana destek oldu.  Bu kitabı yazarak aslında zincirlerimi kırıp kendimi daha özgür hissetmeye başladım. Bu kitap sadece benim değil bütün kadınların kitabı.

Yazarken keyif aldınız mı ?

Çoook.. Ses kayıtları ile başladık. Sonra kayıtları toparlayarak şablonlar oluşturduk. iki sene sürdü bu çalışma.

İçimde kuşlar uçuyor, kalbim vakit yaklaştıkça daha hızlı çarpıyor.

Kitap projeniz aile içinde nasıl karşılandı?

Benim bu yolda en büyük şansım anne ve babama sahip olmaktı. Çocuklarım çok sevindi ve benimle gurur duyuyorlar. Onlara örnek olmakta beni çok mutlu etti. Eşim ve ailesinden çok güzel destek aldım buda beni çok motive etti.

Sizin bu süreçte örnek aldığınız biri var mıydı?

Rol model olarak örnek aldığım çok ünlü var. Benim hep TV hayalim vardı ben hayallerimin peşinden gittim ve oldu. Kitabımda yda bu yolda aşadığım zorluklardan nasıl ders çıkardığımı göstermeye çalıştım.

Kitap için ön satış başlıyor mu ve imza günleri olacak mı

Kitabımız mdallstore.com sitesinde ön talep ile satışa çıkacak.

İmza günlerini de yayınevim planlayacak. Doğu Bölgemizde okuyucu ile bir araya gelmektir. Baskı ve şiddet gören kadınlarımızı kitabımız ile uyandırmaya çalışmaktır. Hayata sarılmalarını sağlamak onlara bir farkındalık yaratmak…

27-28 Mart tarihinde Hollanda’da olacağız, okuyucuları ve takipçilerimle festivaldeki standımızda buluşacağız Allahın izniyle.